28 Aralık 2008 Pazar

Durdurun Bu Katliamı..


Bu Blog'u kurarken temel ilkelerimden birisi de herhangi bir şekilde siyasi ya da etnik unsurlara yer vermemekti..Ancak bu durumun artık hiçbir şeyle ilgisi kalmadı,tamamen insanlık suçu..Gazze'de yapılanları kınıyorum..Hem de bütün nefretimle..

G.Saray-Beşiktaş Maçı Sonrası..

Gecikmeli olarak derbi sonrası görüşlerimi yansıtmaya çalışacağım..Avrupa yakasının Mecidiyeköy tarafında işler tıkırında görünürken,Boğaz tarafında ise sıkıntı tavan yapmış durumda..Maçtaki hakem hataları,Demirören'in küfürü,Lincoln ve Baros işbirliği,Mustafa Denizli'nin yine kimsenin çözemediği oyun anlayışı-sorun bunu futbolcuların da çözememesinden kaynaklanıyor-derbiye yönelik akılda kalan konulardı.Maçtan önce çeşitli faktörler sebebiyle umutsuzluğumu belirtip bu faktörleri sıralamıştım.Üzülerek bu faktörlerin maçta su yüzüne çıktığını gördüm..Sondaki faktöre bu kez öncelik vereceğim..Kabul,kadro kalitesi olarak G.Saray çok daha ağır basıyor,ev sahibi avantajı ve Beşiktaş'ın o stattaki geleneksel başarısızlığı ve belki bizim de göremediğimiz daha birçok şey..Ama kötü olan takımı hakemin cezalandırmaya hiçbir şekilde hakkı yok..Bu sezon İstanbul BB maçında,aynı pozisyonda Nobre'nin kalecinin kontrol etmiş olduğu topa vurması sonucu gelen gol iptal edilecek;ve sonra aynı pozisyonda formalar değişecek ve G.Saray'ın hanesine gol yazılacak..Bu işin tadını iyice kaçırdınız artık..Delgado'nun ikinci sarı kartı ise tam bir komedi..İtiraz adı altında hakemleri iteleyen,suratına top fırlatan,Portekizce küfürleri savuranlara kart göstermeye çekinenler Beşiktaş'a bu kadar kolay kartları nasıl çıkarıyorlar,anlaşılır gibi değil..Sanırım anlayabilmek için artık iyi niyetli düşünme sınırlarını yavaştan terk-i diyar etmemiz gerekecek..

İkinci konu Yıldırım Demirören..Konu her ne olursa olsun,bir Beşiktaş Başkanı herhangi bir kimseye küfür edemez,etmemeli..Kendisi ve yönetiminin yaptığı transferler,teknik kadro seçimleri,kulüp sponsorlarından gelirler,kombine satış gelirleri v.s. hepsini bir tarafa ayırıyorum;bunlarının hepsinin telafisi var,ya da olabilir..Ama tavırlarını,hareketlerini,davranışlarını dizginleyemeyen bir başkan,başında bulunduğu camiaya en büyük zararı verir..Kişisel görüşüm,artık hiç denenmeyen tek yolun uygulanması..Lütfen artık daha fazla zarar vermeden istifa ediniz..Yoksa G.Saray'a karşı bugün kaybedilir yarın kazanılır,o çok önemli değil..Önemli olan bazı değerleri kaybetmemek..

20 Aralık 2008 Cumartesi

Maçın 3 Adamı..


Ercan Saatçi'nin Hürriyet'teki maç yazılarında yer verdiği bir bölümün adı başlıktaki..Deivid,Gökhan ve Önder'i Konya-F.Bahçe maçının adamları seçmiş..Bence sıralama Kuddusi Müftüoğlu,yan hakem Nihat Mızrak ve Önder şeklinde olmalıydı..
Kendi aleyhlerine yapılan en ufak bir hatada-hele ki mağlup olmuşlarsa gündemi değiştirmek için-yaygarayı koparan bir camianın bu tip durumlarda ise devekuşu misali kafayı kuma gömmesi çok ilginç..Burada çıkıp ''Evet,hakem Konyaspor'un hakkını yedi,çok üzgünüz,haksız yere puanlar hanemize yazıldı'' filan zaten demezler..Ama sen eğer bu şekilde tuhaf kararlarla maç kazanıp bundan rahatsız olmuyorsan,yarın bir gün senin aleyhine gerçekleşen durumlarda da ortalığı ayağa kaldırma hakkın olmaz..
Lig artık izlenmesi keyif vermeyen,futboldan çok hakemlerin ön plana çıktığı bir lig oldu..Yabancı hakem getirilmesi olayını artık ciddi şekilde düşünmeliler sanırım..

18 Aralık 2008 Perşembe

G.Saray vs Beşiktaş

Türkiye'nin en eski iki kulübünün derbisine 3 gün kaldı..Genel anlamda diğer 2 derbiye kıyasla medyanın daha az önem verdiği ve o yüksek heyecan pompasının yapılmadığı bir derbi..Medyada önemli ağırlığı olan Anadolu yakasındaki büyüğün yer almadığı maç olmasından kaynaklıdır belki de bu durum..

F.Bahçe-Beşiktaş maçından önce Beşiktaş adına ne kadar umutluysam;G.Saray derbisi öncesi de o kadar umutsuz olduğunu söyleyebilirim..Bu düşüncemin sebeplerinden ilki Ali Sami Yen'de Beşiktaş'ın futbol olarak da skor olarak da yıllardır çok varlık gösteremeyişi..100.yılda İbrahim'in attığı golle kazanılan derbi bir istisna,kaldı ki orada da pozisyon fakiri bir Beşiktaş izlemiştik..Futbolda alışkanlıklar çok önemlidir,ve kulüpteki futbolcular değişse de bu durum kolay kolay değişmiyor..Beşiktaş'ın Sami Yen'deki makus talihini çevirebilmesi zaman alacak bir konu..

Umutsuz olmamın ikinci sebebi mevcut kadrolardaki kalite farklılığı..İbre neredeyse her mevki için G.Saray lehine ağır basıyor..Futbolun iyi futbolcularla oynanacağı şeklindeki basit ama gerçek bir ilke var..G.Saray bu yıl transfer döneminden optimum faydalanarak Meira,Baros,her ne kadar bu maçta oynamayacak olsa da Kewell gibi Avrupa'nın kalburüstü oyuncularını alırken;aslında en büyük transferini bu yıl Lincoln'un kendini bulmasıyla yapmış oldu..Beşiktaş'ın belki mücadele gücü yüksek,kazanma isteği üst seviyede olan ama oyun akışını lehe çevirebilecek yetenek ve kalitede olmayan bir kadrosu var ne yazık ki..Son olarak 96-97'de Rasim Kara döneminden sonra-100.yıl kadrosunu saymazsak-hep bu tip kadrolarla mücadele ediyor Beşiktaş..Son 13 yılda alınan tek şampiyonluk da bunun bir sonucu..

Karamsarlığın son sebebi ise hiçbir şekilde güven duymadığım hakemler..Elbette ki taraf tutmuyorlar,ya da şartlanarak maça çıkmıyorlar;ancak gerek medyanın empozeleri,gerek kimi camiaların güçlü lobilerinin,hakemlerin bilinçaltında yer ettiklerini ve maçlarda bunun ortaya çıktığını düşünüyorum..Geçtiğimiz hafta Baros'un aldatmaya yönelik hareketine kart çıkarmayıp,aynı devrede G.Birliği'nden Burhan'a aynı pozisyonda sarı kart çıkarmanın başka bir izahı olamaz..Derbide hakemin öne çıkmaması,maçın seyir zevki yönünden de en önemli dileğim..

13 Aralık 2008 Cumartesi

El Clasico..


Futboldan çok daha fazla şey ifade eder kimileri için Barcelona-Real Madrid maçları..Olaya Franco'yu ve Kastilya-Katalunya bölgesel ayrımını katarak bakmayı sevenler bir hayli fazla..Oysa futbola siyasetin karıştırılmaması gerektiği gerçeği malum..En nihayetinde bu bir spor müsabakasıyla,bu çerçevenin pek de dışına çıkılmamasının daha doğru olacağını düşünenlerdenim..Irkçılığın,etnik unsurların sporda yeri olmaması gerekiyor..
Maça gelirsek..Son dönemde alınan sonuçlar ve kadro kaliteleri itibariyle Barcelona'nın maçın kesin favorisi olduğunu söylemek güç değil..Zaten bahis şirketlerinin Barcelona'ya maksimum 1'e 1,60;Madrid'e de 1'e 6 vermesi bunun bir kanıtı.Juande Ramos'un gelişi ve 3-0'lık Zenit galibiyeti R.Madrid'i moral anlamında olumlu etkileyecektir,ancak özellikle Pepe ve Van Nistelrooy'un olmayışı Real'in şansını oldukça azaltıyor.Maçın genelinde Barcelona'nın sürekli baskı kurup gol arayacağı,Real'in ise karşı kaleyi pek düşünmeyeceği bir maç bekliyorum..
Küçük bir soru Türkiye'deki çok bilmiş skor basınımız için..Dünya derbisi sizce Barcelona-R.Madrid mi yoksa F.Bahçe-G.Saray mı?
Keyifli bir El Clasico dileğiyle..

9 Aralık 2008 Salı

Kaybolmaya Başlayan Değerler..


1950'li yıllar..Beşiktaş kaptanı Nazmi Bilge,dönemin hakemlerinden Feridun Kılıç'ın elini öperken..
Beşiktaş'ı Beşiktaş yapan işte bu değerlerdi,yoksa ne çok kupa alması,ne en çok taraftara sahip olması,ne en zengin kulüp olması..Centilmen,rakibine ve hakeme saygı duyan-dolayısıyla saygı gören-mütevazi..Hakkı Yeten,Şeref Görkey,Nazmi Bilge gibi efsaneler zamanında gördüğümüz,Süleyman Seba döneminde tavan yapan bu değerler nasıl erozyona uğradı,anlamak gerçekten güç..İşte son Ankaraspor maçı..İşini her zaman en iyi şekilde ve rakibi hiçbir şekilde kışkırtmadan yapmaya çalışan Aykut Kocaman'a tribünden edilen galiz küfürler,en hafif tabiriyle iğrençti.Sivok'un rakibinin futbol hayatını bitirmeye yönelik hareketi,Tello'nun rakibe salladığı yumruk,İ.Üzülmez'in-bizi üzmeye aynen devam-maç bitiminde rakibine attığı tokat..Bu şekilde olacaksa kupalar da istemiyorum,şampiyonluklar da..Kulubün sportmen ve centilmen duruşu devam etsin,''Biz Beşiktaşlıyız'' lafını gururla söylemek için yeter de artar bile..

Sevgiyle..


Sevdiklerinizle sağlık ve mutluluk dolu nice bayramlara..