29 Kasım 2008 Cumartesi

Derbi Öncesi..

Kadıköy'deki F.Bahçe-Beşiktaş maçları öncesi Sami Yen'deki G.Saray-Beşiktaş maçlarından önceki tedirginliğim pek yoktur.Bu derbi öncesinde de durum aynı.Her ne kadar Beşiktaş'ın Kadıköy'deki son galibiyeti Nisan 2005'te de olsa skordan bağımsız düşünürsek Beşiktaş'ın Saracoğlu'nda oyun olarak istediklerini sahaya yansıtabildiği bir gerçek..Ya da en kötümser bakış açısıyla G.saray'ın burada yaşadığı psikolojik gerginliğin Beşiktaş için geçerli olmadığını söyleyebilirim.Geçtiğimiz sezon Kadıköy'de 2-1 kaybeden maçı düşündüğümüzde oyun akışı itibariyle tatmin ettiğini,duran toplar ve sonrasında seken toplardaki yerleşim hataları sebebiyle yenilen goller,Hakan Arıkan faktörü,Batuhan'ın tecrübesizlik ve bencillik karışımı tutumu nedeniyle sonuca gidemediğini gördük..Geçen yılki savunma yerleşim hatalarını bu maçta beklemiyorum,en azından asgariye inecektir;çünkü Beşiktaş'ın iki Tomas'ı İbrahim Toraman ve Diatta yumuşak karnına nazaran F.Bahçe forvetleri için çok daha caydırıcı iki unsur..Gerçi İbrahim Toraman büyük olasılıkla bu maçta da forma bulacak,ancak savunma göbeği yerine sağbek olarak değerlendirilmesi daha sağlıklı olacaktır..Hem bu tehlikeli bölgede hataların en aza indirilmesi,hem de Uğur Boral'ın yakın kontrole alınması açısından..Zayıf tekniğine bağlı olarak topla çıkarken yapabileceği hataları da Sivok telafi edebilir.

En zayıf halka solbek olarak göze çarpıyor..Sebep malum,2000 yılından bu yana ne savunma ne de hücum yönünü geliştirmeyi başaramayan ex-kaptan..Bu kanattan Kazım'la gelecek olan F.Bahçe'nin Beşiktaş'ı dengesiz olarak yakalayabileceği tek bölge burası.Üzülmez'e yardım amacıyla Tello'nun gerileri çok fazla mesken tutması ise Siyah-Beyazlılar'ın hücum gücünü önemli ölçüde negatif etkiler+Tello'nun genel olarak 60'tan sonra yaşadığı kondüsyon problemini daha da erkene çekebilir.

Orta alanda Cisse ve Delgado'nun rakibi ısırmayan futbol anlayışları nedeniyle çoğu maçta Beşiktaş oyununu rakibe dikte ettiremiyor ve haliyle savunmayı geriye yaslamak zorunda kalıyor.Ancak F.Bahçe'nin de Aurelio'nun gidişiyle birlikte en çok sıkıntı yaşadığı bölge burası.Selçuk,Josico ve Maldonado dikine pas trafiği yapabilecek tarzda oyuncular değil,sadece rakibi bozma yönünden iş yapabiliyorlar-Hatta Maldonado'yu bu ikinci gruba da dahil edemiyorum-Oyun kurabilmek için mecburen Alex geriye gelerek top alacak,ve bu da Beşiktaş'ın dikkatli olması gereken en kritik nokta,çünkü Alex isabetli tek toplarla ya da Emre verkaçlarıyla Uğur Boral ve Gökhan Gönül'ün koşu yoluna top gönderiyor.Her ikisi de tek yönlü olmayan oyuncular,gerektiğinde yana ve içeri katedebiliyor,ya da topla birlikte deparı atıp isabetli ortalar yapabiliyorlar.Bu aşamada ise Alex'in ceza alanına koşularına dikkat edip,geçen yıl İnönü'deki Gökhan Zan patentli hataya düşülmemesi gerekiyor.

Beşiktaş eğer maçta erken bir gol bulursa maçın kalanına Holosko'nun damga vurması muhtemel..Gerek Lugano,gerekse Edu sprinter forvete karşı çok zorlanıyor ve arkalarına adam kaçırmama konusunda yeterli değiller.Bu sezonki 4-1'lik Kayseri (bu maçta Lugano yoktu),5-2'lik Arsenal maçları bunun en tipik örnekleri..Eğer Mustafa Denizli Holosko'yu kulübede tutup Nobre tekli forvetiyle başlarsa bu ciddi bir hata olur..

Puan avantajının getireceği rahatlık ve genel anlamda F.Bahçe maçlarındaki psikolojik üstünlük-son dönemdeki olumsuz skorlara rağmen-,Kadıköy'de Beşiktaş taraftarının verdiği ciddi destek,Tomas'lardan özellikle Sivok faktörü,Holosko'nun F.Bahçe defansının arkasına sarkabileceği pozisyonlar Beşiktaş'ın bu maç öncesi artıları..Eksilerin başında ise yukarıda bahsettiğim İ.Üzülmez faktörü,Alex'in pas alışverişleri ile ceza alanı koşularında olabilecek konsantrasyon eksikleri..Bir de her ne kadar tecrübeli olsa da Rüştü'nün bu statta duygu kontrolünü iyi yapıp yapamayacağı..

Hiç yorum yok: