''Üzerimden eksilmesin bayrağımın gölgesi'' diyordu Kapalı tribünün üzerindeki uzun pankart dün akşam..Sıkıntıların gölgesinde geçen 5 yıldan sonra (aslında 2003 hariç 1995-2008 arası tamamen sıkıntı) beklentilerin tavana vurduğu bir sezondayız Beşiktaş taraftarı açısından.''Sevinmek için sevmedik'' motto'su kabulümüz,ama sabır da belli bir yere kadar..
Gelelim maça..Rakiplerin tümünün puan kaybettiği haftada aslında herşey kağıt üzerinde göründüğünden daha zordu..Beşiktaş'ın kritik virajlarda ve final haftalarında yaşadığı sendromlar da akla geldiğinde maç öncesi fazlasıyla endişeliydim -ki iyi kapanan Eskişehir ve Sergen'den bu yana kilit açmakta her zaman sorun yaşayan Beşiktaş söz konusu- Üstüne üstlük son dakikada Cisse'nin forma giyeceğinin belli olması 3 puana ilişkin tereddütleri ciddi şekilde arttıran bir faktördü.
Eskişehir'in çok adamla kapanıp,Youla ve Serdar'ı kullanarak geniş alan bulmaya çalışacağını düşünüyordum.Bu durumda Beşiktaş'ın golü bulabilmesi sabırla top çevirmesine ya da duran toplardaki etkinliğine bağlıydı.Genel olarak oyunu rakip yarı alana yıkıp sabırla top çevirebilecek bir kadro yapısı bulunmadığından 2.seçenek çok daha önem kazanıyordu.Burada Delgado'nun sorumsuzca kullanacağı duran toplar yerine Tello'nun ölçülü ve sert kesmelerinin faydası olacaktı.Nitekim,Şilili'nin kornerden attığı ve sayılmayan buz gibi gol,akabinde arka direkteki Sivok'a kestiği ve golle sonuçlanan enfes orta,duran topların kapanan defanslara karşı öneminin kanıtıydı.Golün ilk devrede gelmiş olması,2.yarı Beşiktaş'ın oyunu tamamen riske edip geride açıklar vermemesi yönünden önemliydi.
2.yarı ve genel olarak maç,Beşiktaş'ın Dolmabahçe'deki tipik görüntüsünü yansıtıyordu.Pas trafiğine uygun olmayan kadro yapısı nedeniyle oyunu rakip onsekizine yıkamayan ve geriyi düşünmek kaygısıyla ileride çoğalamayan bir Beşiktaş.Cisse'nin pas alışverişlerindeki alışılagelmiş düşük performansı,Delgado'nun tek top yerine gereksiz yerlerde adam eksiltme uğraşları-muhtemelen Cisse'nin yetersizliğinden de kaynaklanıyor olabilir-,İbrahim Üzülmez'in topu ileriye kadar taşıdıktan sonra fundamental eksikleri yüzünden orta yapamayıp geriye oynamak zorunda kalması gibi etkenler burada anahtar noktalar.Geniş alan futbolcusu Holosko'nun kapanan defanslara karşı etkisizliği ve Nobre'nin de depar ve adam geçme özellikleri olmayışı ayrı bir handikap.Kadrosu geniş olarak lanse edilen Beşiktaş'ın aslında çok yönlü oyunculardan kurulu olmadığı gerçeği var karşımızda.Zaten maçı kurtarma adına beklenen yöntemin de oyun akışı yerine duran toplar olması bunun bir göstergesi.(Holosko'nun Nobre'ye attırdığı gol,Eskişehir'in hücumu forse etmek zorunda kaldığı dakikalarda gelmişti.)
Genel anlamda,rakiplerin puan kaybettiği haftada zor geçebilecek bir maçın 2-0'la koparılmış olması olumlu;ancak skor yazarlığı yapmadan konuşursak Beşiktaş'ın çözülmesi gereken bir çok sorunu var..Şansı ise şu sıralar diğer rakiplerinin de farklı sorunlarla uğraşıyor olması..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder